Gizem Örge’den Guidetti’ye dikkat çekici söz

Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonu olduktan sonra “Baba bak ben buradayım” diyerek herkesi ağlatan ‘Savunma Bakanı’ lakaplı liberomuz Gizem Örge kupaya giden zorlu yolun öyküsünü anlattı. Gizem, “Bizi kazanmaya iten şey ülkemizdi. Bu ülkenin her bireyiyle kalplerimiz bir. Bölünmeye değil, bütünleşmeye gereksinimimiz var” dedi.

Gizem Örge’den Guidetti’ye dikkat çekici söz
Yayınlama: 08.09.2023
23
A+
A-

Kadın Voleybol Milli Kadromuz Avrupa kupasını aldıktan sonra canlı yayında gözyaşları içinde “Ben bu takımda yokken, babam kazandığımızda beni arar ‘Bir gün sen de burada olacaksın kızım’ kaygısı. Baba, bak şu anda buradayım” diyen Gizem Örge herkesi ağlatmıştı. Gizem, o anlarla ilgili olarak “Takımda olmadığım devirler elbette beni çok üzen bir durumdu. Haksızlık mıydı? Olabilir, herkes haksızlığa uğruyorçok önemli olan süper dönüşümdü” dedi.

ŞIMARMADIK, GURURLUYUZ

Bu yaz hem Milletler Ligi’nde hem de Avrupa Şampiyonası’nda kupa alan bir takımın en çok önemli kesimi olan Gizem Örge, “Bu muvaffakiyetler sizi şımartmıyor mu?” sorusuna, “Şımarmak yanlış bir söz ama yalnızca keyfini, onurunu, gururunu yaşıyoruz. Önümüzde yeni amaçlarımız, başarmamız gereken çok daha büyük işler var. Gerçi şımarsak da hakkımız” diye cevap verdi. Şu Anda sırada olimpiyat var. Gizem, hedefini olimpiyat altın madalyası almak olarak belirlemiş.

14 SÜPER GÜÇLÜ KADIN

Muvaffakiyetlerinin asla tesadüf olmadığının altını çizen Gizem, “Savaşmayı hiç bırakmadık. Ne için mücadele ettiğini unutmayan 14 süper güçlü bayandan oluşan bir takımız. ‘Çılgın Türkler’in çılgın, güçlü, başarılı kadınlarıyız. Atalarımızın ve Ata’mızın yolundan ilerliyoruz. Ekranları başında kalpleri bizimle atıp tek yürek olan milyonlarca beşerle biz o sahada benzer emel için savaşıyoruz. O yüzden bölünmeye muhtaçlığımız yok. Tek yürek olup birleşelim” dedi.

MOTİVASYON KAYNAĞIMIZ TÜRKİYE İÇİN SAVAŞMAK

Türkiye’ye milli takım düzeyindeki en büyük başarıyı getiren A Milli Bayan Voleybol Grubumuzun liberosu Gizem Örge ‘Savunma Bakanı’ lakabını sonuna kadar hak ediyor. Karşıladığı servislerle, çıkardığı yüzlerce smaçla kupanın alınmasında büyük emeği olan Gizem ile hem hayatını hem de şampiyonluğun hikayesini konuştuk.

Seni ne kadar tebrik etsek az. Türkiye seni adeta alnından öpmek istedi… Şampiyonluk hissini senden dinleyelim.

”İnanılmaz memnunuz, büyük bir gurur yaşıyoruz. Bu büyük muvaffakiyetin bir kesimi olmak, katkıda bulunmak onur verici. Hayatımın en hoş günüydü tahminen de. Milli Takım forması giyip ülkede bu türlü birleştirici bir güç haline gelmemiz, insanların tek yürek haline gelmesi ve tüm dünyaya İstiklal Marşı’nı dinletmemiz tarif edilemez bir gurur.”

‘Ya kaybedersek’ korkusu yaşadığınız oldu mu hiç?

”Evet, oldu. Bilhassa İtalya maçı, dördüncü sette. ama bizi kazanmaya iten şey ülkemizdi. Savaşmayı hiç bırakmadık. Ne için mücadele ettiğini unutmayan 14 süper güçlü bayandan oluşan bir grubuz. Bu muvaffakiyet aslında tesadüf değil, önemli bir takım işiydi.”

Peki, bu büyük muvaffakiyet hiç şımartıyor mu?

”Şımarmak yanlış bir kelimesadece keyfini, onurunu, gururunu yaşıyoruz. Önümüzde yeni gayelerimiz, başarmamız gereken çok daha büyük işler var. Gerçi şımarsak da hakkımız.”

Tüm dünyaya Türk bayanının neler yapacağını gösterdiniz. Kendinize ne diyorsunuz?

”Çılgın Türkler’in çılgın ve güçlü, başarılı bayanları diyorum. Atalarımızın ve Ata’mızın yolundan ilerliyoruz.”

Bir gün bu noktalara geleceğini düşünüyor muydun?

”Evet, düşünüyordum. Zira ben hayalleri çok geniş bir beşerim. Ve aslında voleybola başladığımdan beri en büyük hayalim olimpiyatlara gitmek. Mesleğim boyunca bütün uğraşım aslında bunun içindi.”

6-7 yaşlarında bile “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye sorduklarında “Voleybolcu” karşılığını veriyormuşsun. Senin için nasıl başlamıştı bu kıssa?

”Hikâyem, büyüdüğüm mahallede başladı. Dışarıda top oynayarak büyüyen şanslı bir jenerasyondaydım. Çok fazla voleybol oynuyorduk. Ve bu işte çok uygundum,fark ediliyordu etraftan. Bunu çok sevince de vücut eğitimi öğretmenim sayesinde bir kursa başladım. Babam da “Arkandayım” deyince sinema başladı.”

Şampiyonluk sonrası babana seslendiğin duygusal anlar herkesin tüylerini diken diken etti. Annen “Yapmasın, etmesin” derken, 15 yaşında Bursa seyahatinde bir tek o destek olmuş. Doğru mu?

”Babamın yeri bende çok farklı. Annemin “Yapmasın, etmesin” demesi, aslında bir anne olarak 15 yaşında bir kız çocuğunun tek başına kent dışına gitmesindeki kaygısıydı.fakat babam, benim başarabileceğimin farkındaydı. Annem daha duygusal baktı, babam ise tüm mantığıyla “Gitmeli” diyerek zorladı, destekledi.”

HIRSIM ANNEMDEN GELİYOR

Nasıl bir ailede büyüdün?

”Sevgi dolu bir ailede büyüdüm. İşçi, memur anne ve babanın küçük prensesiyim hala. Annem çok zorluklar yaşamış, hayatı boyunca mücadele etmek zorunda kalmış bir kadın. Çok önemli iki beyin ameliyatı geçirmiş, çok önemli operasyonlarla hayata tekrar tekrar tutunmak zorunda kalmış bir kadın. O yüzden bana hep mücadele etmemi, ayaklarım üzerinde durmamı, hep başarmam gerektiğini empoze etti. Benim sahada kazanmak için sahip olduğum hırsım annemden geliyor. Babamın dayanağı ise ilk günden beri çok başkaydı, hep arkamdaydı. Ağabeyim de aynı şekilde hep destek oldu.”

DÖNÜŞÜM SÜPER OLDU

Giovanni Guidetti döneminde Milli Kadro’dan uzak kaldın ve Daniele Santarelli’nin başantrenör olmasının akabinde takıma geri döndün. O süreç zor muydu senin için?

”O dönemi konuşmak bize bir şey kazandırmaz; çok da üzerinde durmak istemiyorum. Zira bugün kutladığım muvaffakiyet çok özel. Takımda olmadığım periyotlar elbette beni çok üzen bir durumdu. Zira A Milli Takım benim hayalimdi. Buna potansiyelim varken, katkı sağlamam gerekirken farklı kalmam içimde hep ukdeydi. Haksızlık mıydı? Olabilir, herkes uğruyor bu dünyada haksızlığa. ama çok önemli olan mükemmel dönüşümdü.”

Gençler için, bayanlar için dayanılmaz bir rol modelsin. Bayanlara ne mesaj vermek istersin?

”Yollar çoğu zaman düz ve çiçekli olmuyor amaçlarımıza giderken. Bilhassa kız çocuklarımız ve bayanlarımız hayallerinin peşinden koşmaktan asla vazgeçmesin. Biz inanırsak başaramayacağımız hiçbir şey yok. Bunu da tüm dünyaya gösterdik. Maniler çıksa da yolunuza taş koymak isteyenler bile olsa, mücadele etmekten asla vazgeçmeyin. Günün sonunda savaşan hakikaten kazanıyor.”

Geleceğin sportmen bayanlarına ne öğütler vermek istersin?

”Önce ailelerine seslenmek isterim. Çocuklarına inansınlar. Onlardan o dayanağı görmek en büyük istekleri; çocuklarınızın yanında olun. Başarılı da olsalar başarısız da olsalar onlara özel olduklarını hissettirin. Su akar, yolunu bulur. Gençler; siz de bu işi yaparken inanın. Kolay değil bu noktalara gelmek. Evet.kolay olsa esasen herkes gelirdi ve o zaman pahası de olmaz. O yüzden zorluklarla dans etmeyi seçin. Haksızlıklara uğrayacağınızı bilin ve pes etmemeyi öğrenin.”

FUTBOL ALGISI KIRILDI

‘Hangi başarıyı getirirseniz getirin, insanların gözünde futbol hep bir adım önde olacak’ algısı güya voleybolla kırıldı mı?

”Biz bu yola çıktığımızda “Zaten biz voleybol ülkesiyiz” diyerek çıktık. Buna inandık. Bu bir laf değil, gerçek. Biz bu hayali gerçeğe dönüştürmek için kanının son damlasına kadar mücadele eden, iyi bir grubuz. Futbol algısı, evet, kırıldı. İnsanlar çok fazla voleybol izlemeye, desteklemeye, sevmeye başladı. Bu çok değerli ve hoş.”

Kadın voleybolunun bu kadar başarılı olmasının nedeni ne?

”Federasyonumuz… Türkiye’de potansiyeli çok yüksek oyunculara sahibiz. Doğru yönetim, doğru takım, doğru ekip. Liderimiz Mehmet Akif Üstündağ babamız gibi. Bize olan takviyesi, inancı bizim için çok önemli.”

Geleceğe yönelik gayelerin neler?

”Hedef; 2024 Paris. Olimpik atlet olmak. Olimpiyatlarda ülkemi temsil etmek en büyük hayalim. Bunun için elimden gelen her şeyi yapacağım.”

İÇİMDE OYUNCULUK VAR

Sence mesleğinin dönüm noktası neresi?

”Kulübüm Fenerbahçe’ye gelişim tabii ki…”

Yoğun atlet olmak özel hayatını nasıl etkiliyor?

”O kadar çalışıyoruz ki hakikaten özel hayata vakit kalmıyor. Şu anda özel hayatım, mesleğim diyebilirim. Kendi ailemi bile 2.5 ay önce gördüm. Düşün.”

“Sporcuların aşka, özel hayata çok vakti kalmaz” deniyor. Hakikaten o denli mi?

”Benim kalmıyor nitekim. Diyorum ya aileme bile özlem duyuyorum yoğunluktan.”

Voleybolcu olmasan bugün hangi mesleği yapıyor olurdun?

”Oyuncu olmayı çok isterdim. Onun eğitimini alırdım. Sanırım ekran önünde olmayı seviyorum. Voleybol mesleğimden sonra da denemek isteyeceğim bir şey.”

LİNÇLERE KULAK ASMIYORUZ

Sosyal medyada sizi destekleyen büyük bir kitle var. Bazen sizlere yönelik de ağır ve eleştirel yorumlar oluyor. Oradaki linç kültürü seni rahatsız ediyor mu?

”Biz profesyoneliz ve o linçlere kulak asmamayı öğrendikinsanları daha sağduyulu olmaya davet ediyorum. En azından milli takım için mücadele ederken. Ekranları başında bizimle kalpleri pır pır atıp tek yürek olan milyonlarca beşerle aslında biz o sahada maksat için savaşıyoruz. O yüzden bölünmeye muhtaçlığımız yok; birleşmeye gereksinimimiz var. Tek yürek olup birleşelim.”

Son devirde Ebrar Karakurt çok konuşuluyor. Ve ona yönelik birtakım tartışmalar sizi üzüyor mu?

”Ebrar bizim canımızdır. Ebrar, bu ülkenin milli gururudur. Atatürk’ün dediği “Vatanını en çok seven, sorumluluğunu en iyi şekilde yapandır.” Yapılan anti yorumları görmek aslında onlara prim verir; ben görmüyorum. Ebrar candır, söylenenlerin değeri yok. Oynadığı voleybolu örnek alıp etkilenin, diğer şeylere baş yoracağınıza.”

Enerjinizi ve motivasyonunuzu nasıl koruyorsunuz?

”Türk bayrağı ve Türkiye için savaşıyoruz. O yüzden motivasyonumuz hep var.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Verified by MonsterInsights