Cumhuriyetin altın kızları

Takım sporlarındaki en başarılı branşımız olan bayan voleybolu, ülke olarak göğsümüzü kabartmaya devam ediyor. A Milli Takım düzeyindeki 7. kupasını 2023 Avrupa Şampiyonası’nda kazanan Türkiye, kulüpler bazında da Avrupa kupalarına adeta ambargo koydu.

Cumhuriyetin altın kızları
Yayınlama: 08.09.2023
11
A+
A-

Türkiye’nin takım sporlarında tartışmasız en başarılı branşı olan bayan voleybolu uluslararası alanda kazandığı başarılarla milletçe göğsümüzü kabartmaya devam ediyor.

2023 yılı içinde katıldığı turnuvalarda önce FiVB Milletler Ligi şampiyonluğuna ulaşarak dünya klasmanında 1 numaraya yükselen A Milli Bayan Voleybol Kadromuz, daha sonra Avrupa Şampiyonası’nda birincilik kürsüsüne çıkmayı başardı. Böylece Türkiye’nin bayan voleybolunda kazandığı uluslararası şampiyonlukların sayısı 31’e yükseldi. Bu kupaların 7’si A Milli Takım, 24’ü kulüpler düzeyinde geldi.

İLK KUPA 1992’DE KAZANILDI

A milli ekipler bazında ilk kupasına 1992 Balkan Şampiyonası’nda ulaşan Türk bayan voleybolu, daha sonra 2005 Akdeniz Oyunları, 2014 Avrupa Ligi, 2015 Avrupa Oyunları ve 2021 İslami Dayanışma Oyunları, 2023 Milletler Ligi ve 2023 Avrupa Şampiyonası’nda kupayı kaldırma memnunluğunu yaşadı.

KULÜPLERİMİZ KUPALARA ÇOK ALIŞTI

Bayan voleybol kulüplerimiz son 12 yılda uluslararası kupalara adeta ambargo koydu. Avrupa’nın 1 numaralı kupası CEV Şampiyonlar Ligi’nde 8 defa mutlu sona ulaşan bayan voleybol ekiplerimiz, Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda 7, CEV Kupası’nda 5, CEV Challenge Kupası’nda da 4 şampiyonluk kazandı. Güçlü takımlarını koruyan bayan gruplarımız önümüzdeki sezon da tüm kupalarda favori pozisyonunda.

TVF’DEN İSABETLİ HAMLELER

A Milli Bayan Voleybol Takımımız’ın dünya klasmanında doruğa çıkmasında başkan Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ve yönetim heyetinin isabetli atılımlarının büyük hissesi bulunuyor. Üstündağ ve ekibinin bu yoldaki ilk adımı, Fenerbahçe’de oynayan Küba asıllı Melissa Vargas’ın Türk vatandaşı yapılarak ay yıldızlı formayı giydirmesi oldu. İkinci ve en kritik karar ise, eski başantrenör Giovanni Guidetti ile yolların ayrılıp, yerine Sırbistan’ı dünya şampiyonu yapan Daniele Santarelli’nin getirilmesi oldu. Hakikaten hem Vargas hem Santarelli, Filenin Sultanları’na beklenenin üstünde katkı yaparak tarihi zaferlerde başrol oynadılar.

BAŞKAN ÜSTÜNDAĞ’A COŞKULU KARŞILAMA

Filenin Sultanları’nın Avrupa şampiyonluğuna ulaşmasının akabinde Ankara’ya dönen Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, federasyon binasında alkışlar ve Türk bayraklarıyla karşılandı. Federasyon çalışanları tarafından organize edilen sürpriz merasim sonrası his dolu anlar yaşayan Üstündağ, yaptığı konuşmada, “Kazandığımız bu muvaffakiyet bir ekip çalışmasının eseridir. Buradaki herkesin bu başarıda emeği var. Hep birlikte bu işi başardık, hep birlikte bu memnunluğu yaşadık. Hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

ŞİMDİ SIRA OLİMPİYATTA

Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya kazanan A Milli Bayan Voleybol Grubu’nda yeni hedef 2024 Olimpiyat Oyunları elemeleri.. Ay yıldızlılar bugün İstanbul Havalimanı’nda toplanarak, eleme maçlarının oynanacağı Japonya’nın başşehri Tokyo’ya uçacak. Filenin Sultanları, 16-24 Eylül tarihlerinde Tokyo’daki B Grubu maçlarında ev sahibi Japonya’nın yanı sıra; Brezilya, Belçika, Bulgaristan, Porto Riko, Arjantin ve Peru ile karşılaşacak. Ay yıldızlı takımımız kümede ilk 2’ye girerse olimpiyat biletini kapacak. Lakin ilk 2’ye giremese bile talihini devam ettirecek. Çünkü elemeleri geçemeyen ülkeler ortasından 5 takım, dünya sıralamasındaki yerlerine göre özel davetle Paris’e çağırılacak. Bundan ötürü millilerimizin elemeleri geçemese bile olimpiyat bileti alması bekleniyor.

TÜRKİYE’YE PARA DEĞİL MUVAFFAKİYET İÇİN GELDİĞİMİ HERKES GÖRDÜ

A Milli Bayan Voleybol Takımımız’ın İtalyan başantrenörü Daniele Santarelli, geçen yıl Sırbistan’ı Dünya Şampiyonu yapmasının akabinde Türk Milli Kadrosu’nun başına geçince “Türkiye’ye para için gitti” yorumları yapıldığını hatırlatan Santarelli, “Sanırım artık herkes durumun bu türlü olmadığını anladı. Bu kadroyla gurur duyuyorum” diye konuştu.

TÜRKİYE HER YERDE ZİRVEDE OLACAK

Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, A Milli Bayan Voleybol Takımımız’ın son Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonası’nda elde ettiği muvaffakiyetlerin kesinlikle rastlantısal olmadığını ve devamının geleceğini söyledi. Kazanılan başarılarla çıtanın yükseldiğini ifade eden, “Dünyada 1 numarayız, Avrupa’nın şampiyonuyuz. ‘Bundan sonra sırada ne var?’ sorusu soruluyor, Türkiye’nin gururlanacağı hangi organizasyon varsa maksadımız o tertipte zirvede olmak. Paris Olimpiyatları’na katılacak ve orada derece elde edecek güçteyiz. İşimiz daha da zorlaştı biliyoruzbaşaracak gücümüz ve inancımız var” diye konuştu.

VARGAS BİZDEN BİRİ

Kupalarda büyük hissesi bulunan Küba asıllı Melissa Vargas’a da değinen Üstündağ, “Melissa içimizden biri. Türkiye’ye ilk geldiği kulüpte, ülkemizde voleybol oynama imkanı sağlanmıştı. Daha sonra milli takımda oynama teklifini götürdük. Milli Takım forması giymekten gurur duyacağını söyledi. Böylece milli takıma kazandırdık. Melissa’nın gelmesi ve teknik takım değişikliğiyle, potansiyelimizin sahaya yansıtıldığını görüyoruz” dedi.

BAŞAK KOÇ: BU TOPRAKLARDAN ÇIKAN DÜNYA MARKASI ‘VOLEYBOL’

Evet evet ‘VOLEYBOL’dan bahsediyorum. Sonuçta markalaşma işi aynı vakitte bir milli mesele. Bir ülkenin dünyaya bakan ve onu en iyi anlatabilecek yüzü. Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonluğuyla Dünya 1 numarasında olan A Milli Bayan Voleybol Kadromuz işte bu yüz. Hem de pırıl pırıl, güpgüzel, başarılı 14 temiz, pak yüz. Hepsi teker teker marka. Hepsi bir bütün olarak, ‘takım’ olarak da çok güçlü bir marka olduklarını ispatladılar. Bir ülkeyi; Spor vesilesiyle, hele ki taçlanan başarılarla dünyaya tanıtmaktan daha büyük bir pazarlama örneği, marka örneği bulmak güç. Ortaya çıkan somut muvaffakiyet gerçek bir markalaşma teşebbüsü. Marka denilince aklımıza, gözümüzün önüne isim, ambalaj, logo, sembol vs gelir. Şu anda durup bir düşünün ne geliyor gözünüzün önüne voleybol deyince…

TÜRK DUVARI

Cansu’nun attığı akıl dolu mükemmel pas, Elif’in beklenmedik anda attığı plase, Hande’nin tam pasöre nokta aldığı manşet, Eda’nın tek ayakla vurduğu smaç, Vargas’ın dünya rekoru kırdığı servis, blok üstlerinden vurduğu smaç, Ayça’nın libero oynasa da servisten aldığı sayı, Derya’nın, İlkin’in oyuna kattığı renk, Aslı’nın gülümsemesi, Kübra’nın bloğu, Gizem’in yaptığı kusursuz defanslar, Simge’nin savunması, Ebrar’ın azmi, yılmazlığı, Zehra’nın karşı hamlesi durduğu Türk duvarı gelmiyor mu aklınıza?

TIRNAKLARIYLA KAZIYARAK BAŞLADILAR

Geliyor. Hatta çok daha fazlası. İnanın; FIVB’ye üye, voleybol oynanan 222 federasyonda da, bu ülkelerde de, sporu seven yüzlerce ülkede de bunlar geliyor şu anda akla VOLEYBOL ve TÜRKiYE denilince. Teker teker kutlamak gerekiyor tekrar yeniden bu teşebbüsçü sportmen kadromuzu. 10’lu yaşlarından itibaren baş koydukları yolda, yılmadan, üzerine koyarak, ellerinden gelenin en güzelini yaparak, tırnaklarıyla kazıyarak yarattılar bunu, bu güzide markamızı.

O ZAMAN BU ZAMAN!

Tarihe baktığımızda nasıl ki bizler üç kıtaya yayılmış, serpilmiş bir imparatorluğun torunlarıysak! Nasıl ki büyüme, yayılma, genişleme ve tesir alanını kurma bakış açısı genlerimize işlemişse, işte taaa oralardan bugünlere… Endüstrileşmeye batılı ülkelerden daha geç başlamış olabiliriz. Eksik kalan daha çok coğrafik işaretimiz olabilir. Sanatta ve müzikte bir elin parmaklarını geçer halde dünya temsili daha yeni yapar hale gelmiş olabiliriz. Olimpiyatın yalnızca güreşten ibaret olmadığını geç anlamış olabiliriz. ama madem her şeyin ve herkesin bir vakti var. İşte voleybol için de o zaman bu zaman.

YAPAMADIK, YAPMALIYDIK, YAPABİLİRDİK VE YAPTIK!

33’üncüsü Paris’te düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’na gelene kadar karnemizde şu an için en zayıf halkamız OLİMPİYAT. Markanın bu sac ayağını da şu anda kuvvetlendirme vakti. Londra’da olimpiyat 101 dersi aldık. Tokyo’da düzeyimizin ve mantalitemizin tam da yetmediğini gördük. Paris ise farklı olacak ümidindeyiz. En ünlü caddesi Champs Elysees farklı gözükecek gözümüze. Marka demek büyüme potansiyeli demek. Sahanın da dışında kalbi ekibimizle atan milyonlar demek. Orijinal atletler demek. İdol olarak aldıkları, ilham kaynakları olan bu başarılara ulaşmak isteyen koskocaman bir kitle demek. Bunu da başarabilirsek, tutabilene aşk olsun. Aşk olmazsa Voleybol olsun.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Verified by MonsterInsights