Naz Aydemir Akyol: ”En mutlu olduğum an…”

Türk Hava Yolları forması giyen Naz Aydemir Akyol, meslek ve geleceği hakkında açıklamalar yaptı.

Naz Aydemir Akyol: ”En mutlu olduğum an…”
Yayınlama: 30.05.2023
4
A+
A-

Türkiye Voleybol Milli grubuyla çok önemli muvaffakiyetler elde eden Naz Aydemir Akyol, Spor Arena YouTube kanalına konuk oldu.

Eczacıbaşı, Fenerbahçe, Vakıfbank ve son olarak da Türk Hava Yolları’nda forma giyen Akyol, voleybolda yaşadığı zorlu anları, üniversite eğitimini, gelecek planlarını, A Milli Bayan Voleybol Takımı hakkındaki niyetlerini ve kuzeni İlkay Gündoğan ile olan bağlantısına kadar birçok soruyu cevapladı.

Geçtiğimiz sene psikoloji okumaya başladın, nasıl gidiyor?

Okul keyifli geçiyor. Tahmin edebildiğimden daha çok zaman ayırabildim bu sene. Zira ağır maç ve idman temposunda devamsızlığım fazla olur diye düşünüyordum. Benim için bir deşarj alanı oldu. Yapmayı çok istediğim bir şeydi. Benim yaşımda ve benden büyük anne arkadaşlarım da var. Onlarla hem ders çalışıyoruz hem birbirimizin açığını kapatabiliyoruz. Sahiden keyif alarak okuyorum. Tahminen de her şeyin doğru bir vakti var. Bunu 18-19 yaşında okusam bambaşka bir şekilde eğitime devam edecektimanne olduktan ve 30 yaşını geçtikten sonra kimi şeyleri sindirip öğrenmek daha keyifli geldi açıkçası.

Geçtiğimiz günlerde Vakıfbank CEV Şampiyonlar Ligi’nde şampiyon oldu. Son 4’e de 3 Türk takımı kaldı. Türk voleybolundaki başarıyı yıllardır konuşuyoruz aslında. Bu da bunun bir göstergesi oldu diyebilir miyiz?

Türk ekipleri çok büyük yatırımlar yapıyor. Kaliteli yabancı oyuncuları, değerli Türk oyuncularla harmanlayıp sistemlerinin içine entegre etmeye çalışıyorlar. Buna değerli yöneticiler ve başarılı koçlar da eklenince ortaya bu sonuç çıkıyor. Zati bu sene Rus takımlarının da yer almaması nedeniyle Türk ve İtalyan takımlarının hegemonyası şeklinde geçti. Baktığınız zaman üç İtalyan, üç Türk takımı çok üst düzeyde Voleybol oynayan gruplardı. Bu sonuç benim için çok şaşırtan olmadı. Bir Türk finaline şahit olmak, izlemek benim için de çok keyifliydi.

Uzun yıllar milli takımın simge isimlerinden biri oldun. Önümüzdeki günlerde Milletler Ligi başlıyor. Mevcut milli takımı nasıl değerlendiriyorsun? Nasıl geçer sence?

Yeni bir antrenör yeni bir sistem demek aslında. Vargas’ın da milli takıma eklenmesiyle birlikte Türk Milli Grubu’nun gücüne güç katıldı diyebilirim. Zira yüksek toplara vurabilecek bir adamın daha olması demek hamle gücünü çok rahatlatacak. Hamle gücü olarak aslında sorun yaşamayan bir isimdik bize büyük bir kuvvet eklendi diyebilirim. Antrenörün değişmesi sinerjiyi değiştirecektir. Genelde pozitif tesir yapar gruplara.

Giovanni Guidetti sonrası Daniele Santarelli göreve geldi. Bu değişimi nasıl değerlendiriyorsun?

Giovanni ile çalıştım, Santarelli ile çalışma talihini elde etmedim. O yüzden alandaki sistemini, nizamını, oyunculara yaklaşımını yalnızca dışarıdan gördüğüm bir gözle yorumlayabilirim. İtalyan bir Koç, kültür olarak bize yakın, ateşli bir ülkeden geliyor, çeşitli başarılara imza atmış, en son Sırbistan ile Dünya Şampiyonluğunu elde etmiş bir teknik yönetici. O yüzden Türk Milli Kadrosu’na da iyi geleceğini düşünüyorum. Yabancılık çekmez bizim ülkemizin insanıyla ve bizim ülkemizin sistemiyle diye düşünüyorum.

Bir pasör olarak ‘Keşke bir arada oynasaydık’ dediğin bir pasör çaprazı oldu mu?

Boskovic ile oynamak isterdim. Bana göre en tam ve iyi çapraz o. Egonu’yu da bu listeye koyabiliriz. Birçok iyi pasör çaprazı ile oynama fırsatı elde ettim. Şu an Boskovic ile oynamak isterdim. Sezon boyunca düşmeyen, stabil bir oyunu olması, yanılgı sayısının düşük olması, vakitte sahanın atak dışında diğer elementlerini de muvaffakiyetle yerine getirebilen bir isim olması Boskovic’i özel kılan şeyler diye düşünüyorum.

Hayatında en mutlu olduğun an ne oldu?

En mutlu olduğum an, oğlumun doğduğu an. Zira bir çocuğun hayata katılmasından daha çok önemli bir şey olduğunu düşünmüyorum. İstersen olimpiyat şampiyonu ol, istersen dünyanın en büyük kupasını, madalyasını, ferdî mükafatını kazan. Onunla zaman geçirmek, onun büyüdüğüne tanıklık etmek benim için nitekim çok eşsiz ve farklı bir tecrübe. Beni değiştiren ve dönüştüren bir tecrübe. O yüzden anne olmayı çok seviyorum.

Kuzenin İlkay Gündoğan 10 Haziran’da İstanbul’da Şampiyonlar Ligi finalinde oynayacak. Maça gidecek misin, hiç konuştunuz mu? Onun hakkında neler dersin?

Ben il dışındayım o yüzden maçı canlı izleme imkanım olmayacakfakat bulunduğum yerden izleyeceğim. Sık sık konuşuyoruz. Tebrik ettim. Televizyon karşısında en büyük dayanağı vereceğimden kuşkusu olmasın. Çok disiplinli bir atlet zira çok büyük ve çok ağır sakatlıklar atlattı. Manchester City gibi büyük bir kulüpte, üst üste şampiyonluklar yaşamak ve kritik anlarda sorumluluk alıp kaptanlık yapabilmek kolay bir şey değil. Hürmet duyuyorum sportmen karakterine. İnsanlık olarak esasen benim bir yorum yapmam doğru olmaz. Ben çok seviyorum kendisini.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Verified by MonsterInsights