Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şut ve Gol: Türk Futbol Tarihi Sergisi” açılışını yaptı

Cumhuriyet’in 100. yılı aktiflikleri kapsamında, “Futbol kardeşliktir” temasıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Stant Salonu’nda düzenlenen “Şut ve …

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şut ve Gol: Türk Futbol Tarihi Sergisi” açılışını yaptı
Yayınlama: 02.11.2022
6
A+
A-

Cumhuriyet’in 100. yılı aktiflikleri kapsamında, “Futbol kardeşliktir” temasıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Stant Salonu’nda düzenlenen “Şut ve Gol: Türk Futbol Tarihi Sergisi”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iştirakiyle açıldı. Futbol tarihimizi içeren ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun bünyesindeki nesnelerin de bulunduğu standın açılış merasiminde TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, TFF Yönetim Kurulu Üyeleri, Şura başkanları, A Milli Takım Teknik Yöneticisi Stefan Kuntz, Kulüp başkanları, teknik yöneticiler, futbolcular ile siyaset ve spor topluluğunun önde gelen isimleri de yer aldı. Türkiye’nin futbolda da uzun ve renkli bir geçmişe sahip olduğunu çeşitli gereçlerle ortaya koyan standın açılış merasiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türk futbolu ismine ülkemizde ne varsa hepsi burada”
Türkiye liglerindeki futbol kulüplerinin tamamının temsilcilerinin de yer aldığı programda, keyifli ve bilgilendirici bir standın açılışının yapılacağını belirten Erdoğan, standın 19. yüzyıldan bugüne Türk futbolunun serencamını erişilebilen sembolleriyle beğeniye sunduğunu ifade etti. Standın kulüplerden, arşivlerden, futbolculardan ve ailelerinden toplanan nesnelerin, yapıtların, dokümanların bir araya getirilmesiyle ortaya çıktığını aktaran Erdoğan, standın, pek çok kişinin muhtemelen ilk defa göreceği eser ve evraklardan oluştuğunu, zenginliğiyle de futboldaki mazinin derinliğine işaret ettiğini söyledi. Sergide, Cumhuriyet’le yaşıt kulüplerin, futbol federasyonunun nüvesi olan Türkiye Egzersiz Cemiyetleri İttifakı’nın kuruluşlarına ilişkin evrakların de bulunduğunu dile getiren Erdoğan, “Bu stantta, milli kadromuzun dünya üçüncülüğünü, yurt dışında ülkemizi gururla temsil eden kulüplerimizin muvaffakiyetlerini gösteren gereçler var. Bir asırdır ay yıldızlı formayı giyen, hafızamızda unutulmayacak anılar bırakan futbolcularımızla ilgili eşyalar, fotoğraflar var. Özcesi Türk futbolu ismine ülkemizde ne varsa hepsi burada.” diye konuştu.

“Futbol kardeşliktir”
Serginin “Futbol kardeşliktir” temasıyla oluşturulduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:”İnsanları renk, köken, inanç, cinsiyet, meslek, eğitim, gelir gibi tüm detaylardan bağımsız olarak bir araya getiren futbolun kuşatıcılığıyla karşılaştırılabilecek pek az şey vardır.

Alandaki oyunu, tribünlerde ve bulundukları yerlerde medya vasıtasıyla adeta yaşayarak izleyen insanların heyecanını, dostluğa ve kardeşliğe tahvil etmek sahiden kolay değildir. Hele alandaki yüksek nabızlı rekabeti, bu kardeşliği bozmayacak şekilde sürdürmek fakat atletlere ve sporseverlere mahsus bir özelliktir. İstisnaların kaideyi bozmayacağı prensibi elbette burada da geçerlidir.

Bizim için esas olan rekabeti sahada bırakan futbolcuların ve seyircilerin sair vakitlerde sergiledikleri dostluk manzaralarıdır.”Kulüplerin çeşitli platformlarda bir araya gelerek futbolun özünde aslında var olan centilmenlik ruhunu kurumsallaştırma uğraşlarını takdirle takip ettiğini dile getiren Erdoğan, jenerasyondan kuşağa miras kalan futbol birikimine sahip çıkmanın herkesin görevi olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Sergimizle beden bulan karşımızdaki bu nadide tablonun hepimizde çok hoş hisler uyandırdığına inanıyorum.

Aylarca süren bir çalışmayla bu standın hazırlanmasında emeği geçen arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. O denli ki gördünüz yahut göreceksiniz, bir kupayı ortadan bölmek suretiyle adeta barışa selam çakan bir anlayışın bu alanlarda beden bulduğuna şahit olduk.” sözlerini kullandı.

“Mazisi 60 yılı aşan bu futbol aşkımızdan geriye ne kaldı derseniz…”
Futbol denilince kendi dünyasında başka ve çok özel bir pencerenin açıldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:”Az önce ifade edildiği gibi kağıttan futbol toplarını yaptığımız ve taşlardan iki tane kale direği diker gibi adeta direkler oluşturduğumuz, bütün bunların yanında, şimdiki futbol topları nere… Dikişle topların hazırlandığı, kafayı vurduğun zaman kafanı paramparça eden o günleri tabii unutmak mümkün değil. Oralardan artık buraya geldik. Aklı ermeye başladığından beri futbolla hem sahada yer alarak hem seyirci olarak ilgilenmiş bir kardeşinizim.

Hele hele çamur batak o alanlarda oynadığımız günleri unutmak mümkün mü? Değil. Mazisi 60 yılı aşan bu futbol aşkımızdan geriye ne kaldı derseniz onu söyleyeyim.

Geriye kalan tek şey; çalımlarla, asistlerle, şutlarla, olursa gollerle 90 artı uzatma… Tabii o zaman hakemler de sağ olsun uzatma filan pek vermiyorlardı.

90’ıncı dakika dolduğunda iş bitiyordu. 90 dakikaya sığdırılmış süper görsel şölenlerdir ve onların kahramanlarıdır. Bizim devrimizde o denli futbolcular vardır ki biz onları yalnızca yetenekleriyle ve golleriyle hatırlamakla kalmıyoruz, biz onları asıl dürüstlükleriyle, tevazularıyla, efendilikleriyle, takım arkadaşlıklarıyla olan örnek ilgileriyle kısacası insanlıklarıyla rahmetle, hürmetle, hasretle yad ediyoruz.”

Eski efsane futbolcuları andı
Açık tribün kartıyla o zaman Dolmabahçe’ye ücretsiz girdiklerini ve o açık tribün kartıyla Lefter üstadı seyrettiklerini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:”Ama birileri mesela Lefter’i kaleye yerleştiriyor, o başka mesele. Biz tabii Lefter’i orta sahadan gole varıncaya kadar o alanlarda Lefter dediğiniz zaman akla ne gelir muhakkaktı. Tüm grupların taraftarlarınca nasıl anılıyordu? Futbolun ordinaryüsü diye anlatılıyordu. Tek başına takım olarak bilenen merhum Baba Hakkı, tabii Lefter de artık o da merhum oldu, futbolcuların tamamının ağabeyi olarak görülüyordu.

Yıllarca hiçbir maddi kar gözetmeden top koşturan Sarıyerli Dozer Cemil…

Tutkuyla bağlı olduğu grubunun renklerine o da ömrünü vermişti. Efsane futbolcumuz tekrar bu ortada merhum Metin Oktay, yalnızca gözlerin bile yakalaması mümkün olmayan surattaki şutlarıyla ve bilhassa tabii hava toplarına yükselişteki özellikleriyle Metin Oktay başka bir unvanı hak etmişti. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ve rahmetle andığımız Halit Kıvanç’ın futbol anlatımları bile başlı başına bir zarafet timsali idi.”Erdoğan, dünyada da Pele’den Zidane’a, Cruyff’tan Müller’e kadar büyük şekilde nam salmış birçok oyuncuların bulunduğunu belirtti. Futbol sanayisi büyüdükçe bu vasıfların yerini öteki özelliklerin ve önceliklerin aldığının da farkında olduğuna işaret eden Erdoğan, “Ancak bu durum, bizim dünyamızdaki futbolu futbol yapan hasletleri unutmamızın münasebeti olamaz. Tam bilakis, futbol kardeşliktir mesajını tüm gönüllere nakşetmek için daha çok çabalamamız, daha çok emek vermemiz gerektiğine olan inancımız güçleniyor.

Bunun yollarından biri de ülkede güçlü bir spor altyapısı kurmaktır. Evlatlarımız bizim gibi toz, toprak, çamur içinde debelenmek zorunda kalmasın diye mahallelere kadar uzanan bir altyapı seferberliği gerçekleştirdik.” dedi.

“Her yaştan insanımızın spordan kopmamasını sağlamaya çalışıyoruz”
Türkiye’deki spor tesisi sayısını 1575’ten 5 bin 290’a çıkarttıklarını bildiren Erdoğan, her biri başka abide hüviyetindeki, seyirci kapasiteleri 10 binle 70 bin arasında değişen 36 stadyumla da futbolun görsel şölen vasfını tahkim ettiklerini vurguladı. Erdoğan, “Çocuklarımızı okul öncesinden başlayıp üniversite mezuniyetine kadar her evrede spora yönlendirecek düzenekleri güçlendiriyoruz.

Ayrıyeten her yaştan insanımızın spordan kopmamasını sağlamaya çalışıyoruz. Futbolun insan fıtratında var olan o görsel zevkini ve rekabet hissini tatmin ederken, dostluk iklimini de güçlendirecek her adımı şahsen destekliyorum.” diye konuştu. “Şut ve Gol: Türk Futbol Tarihi Sergisi”ni de bu doğrultuda önemli bir hizmet olarak gördüğünü belirten Erdoğan, standın hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının akabinde iştirakçilerle sergiyi gezdi.

Unutulmaz muvaffakiyetler, kupalar ve tarihi formalar sergileniyor
Türk futbolunu daha ileriye taşımak, çok daha fazla genci futbola teşvik etmek ve futbola karşı ilgiyi artırmayı amaçlayan stantta tamamı yepyeni, ilk defa bir araya getirilen futbol tarihi ile alakalı arşiv evrakları, kazanılmış kupalar, ekipler ismine yazılmış ilk marşlar, futbolcuların giydiği formalar, futbol takımlarının geçmişe ait tüzükleri, karşılaşmalar esnasında çekilmiş fotoğraflar ve daha birçok nesne kronolojik bir şekilde sergileniyor. Osmanlı Devlet Arşivlerinden futbol ile ilgili bulunabilen ilk resmi evrakların yepyenilerinin yanı sıra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı Fenerbahçe ve Karşıyaka kulüplerinin anı defterleri de sergilenen eserler arasında yer alıyor. Birçok futbol kulübüne ait ulusal ve uluslararası kupalar, futbol tarihinde önemli ve enteresan olarak nitelenebilecek yarım kupalar da stantta yer alıyor.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun da bünyesindeki yapıtlarla katkıda bulunduğu stantta, Türk Milli Futbol Grubunun muvaffakiyetlerini gösteren diplomalar, FIFA 2002 Dünya Kupasında 3’üncü olan A Milli Takımın madalyaları, Ay-Yıldızlılarımızın 1923-2022 yılları arasında giydiği tüm formalar ziyaretçilerle buluşacak. Kadın Türk Milli Kadrosunun kupa ve madalyonları, Ampute Milli Grubunun kazandığı kupalar, Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Şenol Güneş gibi Türkiye’nin yanı sıra dünyada büyük başarılara imza atan teknik yöneticilerin de şahsi eşyaları stantta görülebilecek.

Türk futbol tarihinde iz bırakan hakemler, yabancı teknik yöneticiler ve futbolculara ait eşyaların da yer aldığı stantta, kulüpler ismine basılmış pullar da sergileniyor. Sergi ile futbolseverlerin dikkatini çekmek, bilhassa gençleri, ülke futbolunun kökleriyle buluşturmak ve onlara futbolun kardeşlik olduğunu göstermek amaçlanıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Verified by MonsterInsights