Houston Rockets’ın yıldız pivotu Alperen Şengün, NBA playofflarında kariyerinin en kritik sınavlarından birini verirken, sahadaki mücadelesinin arkasında çocukluk yıllarına uzanan derin ve çarpıcı bir hikâye yatıyor.

Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki Giresun’da büyüyen Alperen, henüz 12 yaşındayken ailesi için hayatının en zor kararlarından birini aldı. Basketbol kariyerini ilerletmek adına evinden ayrılan genç oyuncu, bu sürecin duygusal yükünü yıllar sonra bile net bir şekilde hatırlıyor:
“Her gün ağlıyordum. Ailemi arayıp beni buradan almalarını istiyordum çünkü yapamıyordum. Onları çok özlüyordum.”
Koçunun o dönemde söylediği sözler ise onun yolunu belirledi:
“Burada senin için bir şey yok. Ailen için git.”
Mütevazı bir ailede büyüyen Şengün, ailesinin yaşam mücadelesine yakından tanıklık etti. Küçük bir evde, sınırlı imkânlarla geçen yıllar, onun karakterinin temelini oluşturdu.
“Bunu neden yaptığımı anladım”
Zorlu ayrılık sürecinin ardından zamanla bu fedakârlığın anlamını kavrayan Şengün, motivasyonunu şu sözlerle anlatıyor:
“Bunu neden yaptığımı anladım. Aileme ve kendime daha iyi bir hayat sağlamak için.”
“Bir noktadan sonra birine dönüştüğünü görüyorsun. Para kazanmaya başlıyorsun, ailene bakabiliyorsun. Profesyonel oluyorsun, daha fazla kazanabiliyorsun.”
Ailesinin yaşadığı duygusal süreci de unutmayan Şengün, özellikle annesinin tepkisini şöyle hatırlıyor:
“Annemin ne kadar üzgün olduğunu hatırlıyorum. Gizlemeye çalışıyordu ama yüzünden belli oluyordu.”
Playoff baskısı ve eleştiriler
Houston Rockets, Los Angeles Lakers karşısında oynanan ilk tur serisinde 3-0 geriye düşerek elenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Şengün, ilk maçlardaki performansı nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu.
Bu sürecin mental yönüne dikkat çeken genç yıldız şöyle konuştu:
“Bu işi yapıyorsan zihinsel olarak çok güçlü olmalısın. Çünkü kolay değil. Sahada çok şey oluyor, kaybetmek istemiyorsun ama kaybediyorsun.”
“Sosyal medya var. Umursamadığını söylesen bile bir noktada etkileniyorsun. Ama bunlar seni daha güçlü yapıyor.”
Ancak üçüncü maçta 33 sayı ve 16 ribaundluk performansıyla dikkat çeken Şengün’e rağmen Rockets, son anlarda büyük bir çöküş yaşayarak maçı kaybetti.
Başantrenör Ime Udoka, karşılaşma sonrası:
“Korkunç hatalar yaptık. Bu gençlik mi, baskı mı bilmiyorum,” ifadelerini kullandı.
Yoksulluktan zirveye
Şengün’ün bugünkü hayatı ile geçmişi arasındaki fark oldukça çarpıcı. 2024 yılında imzaladığı 5 yıl 185 milyon dolarlık kontrata rağmen, geçmişini unutmadığını vurguluyor:
“Nereden geldiğimi asla unutmuyorum. Eskiden otobüsle giderdik ya da yürürdük. Şimdi istediğim her şeye sahibim. Delice bir durum.”
Ailesi için aldığı karar ise dikkat çekici:
“Şu anda ailemde kimse çalışmıyor, çünkü çalışmalarını istemiyorum. Sadece kendilerine bakmalarını istiyorum.”
Başarıya rağmen duygusal bağlarının hiç kopmadığını belirten Şengün, iç dünyasını şu sözlerle ifade ediyor:
“İçimde bir yerde hep onları özleyen bir parça var. Hayatımın neredeyse yarısında onlardan uzaktım.”
Bu duygu, onun en büyük motivasyon kaynaklarından biri olmaya devam ediyor.
Sert eğitim, güçlü karakter
Genç yaşta aldığı disiplinli eğitimin kariyerine etkisini anlatan Şengün, o yılları şu sözlerle özetliyor:
“Koçum gerçekten çok sert biriydi. Bana karşı her zaman sertti. Kırık kaburgalarla, burkulmuş ayak bilekleriyle oynuyordum. Her durumda oynadım. Sürekli beni zorluyordu. Bu süreç büyümemde bana yardımcı oldu.”
NBA yolculuğu ve adaptasyon
16 yaşında profesyonel olan ve Beşiktaş’ta MVP seviyesine ulaşan Şengün, NBA’e adım attığında farklı bir zorlukla karşılaştı:
“İlk iki yılımda neredeyse hiç İngilizce konuşamıyordum.”
Ancak zamanla hem saha içinde hem saha dışında gelişim gösteren yıldız oyuncu, Houston’ı evi olarak benimsediğini söylüyor:
“Houston’ı çok seviyorum. ABD’de başka bir yerde yaşadığımı düşünemiyorum.”
Şengün’ün motivasyonunun merkezinde ailesi yer alıyor:
“Bunu herkes için yapmak zorundayım.”
Çocukken internet kafelerde izlediği LeBron James ve Michael Jordan görüntüleriyle hayal kuran Şengün, bugün aynı sahnede mücadele ediyor.
Ve artık biliyor:
Bir zamanlar kendisinin yaptığı gibi, Türkiye’de bir çocuk şimdi onun maçlarını izliyor.