Hollanda’nın Ado Den Haag ekibinde forma giyen genç forvet, bir yıldır U19 Ulusal Ekibimiz için ter döküyor. Kısa uzaklıktaki …

Hollanda’nın Ado Den Haag ekibinde forma giyen genç forvet, bir yıldır U19 Ulusal Ekibimiz için ter döküyor. Kısa uzaklıktaki hızı ve fizik gücüyle dikkat çeken “ufak tefek” oyuncu tam bir Messi hayranı ve “En düzgüne yükselmek için her şeyi yapabilirim. Futbolda inişler, çıkışlar vardır. Ben her zaman Messi gibi oynayamam ama hep onun gibi oynamak için savaşırım” diyor. Röportaj: TamSaha / Rasim Artagan Hollanda’da 7 Ekim 2003’te doğduğunu biliyoruz. Öncelikle aileni tanıyabilir miyiz? Annem ve babam aslen Hataylı. Babam Hatay’da, annem ise Hollanda’da doğmuş. Bir tatil sırasında tanışmışlar. Uzaktan da akrabalar. Annem özel dalda, babam da özel bir huzurevinde çalışıyor. 14 yaşında bir kız kardeşim var. Okula gidiyor ve haftada bir gün dans ediyor. Babam küçükken Hatayspor’da futbol oynamış. Annem ise profesyonel dansçı.
Okulda herkes futbol oynuyordu. Ben de oynadım ve çok sevdim. Erkek ve kızlar futbolu birlikte oynuyordu. Dışarıda da oynuyorduk. Annem beni destekliyordu ama babam futbol oynamamı istemiyordu. Bu sebeple sokakta futbol oynadım belli bir süre. 10-11 yaşında babama yeniden sordum futbola gidip gidemeyeceğimi… O da kabul etti ve beni Hollanda’da RKDEO isminde bir takıma yazdırdı. Orada futbola başladım ve dört seneye yakın oynadım. Sonra Concordia grubuna geçtim. Orada da bir süre oynadıktan sonra hala formasını giymekte olduğum Ado Den Haag’a geçtim. Hollanda’da nasıl bir altyapı eğitimi aldın? Dediğim gibi, küçükken daima erkeklerle futbol oynuyordum. O periyotta kızlar bu kadar iyi değildi. Ben de hocamla çok konuşmuyordum. Ado Den Haag gelip, “İstiyorsan gel bizde oyna” dedi. Ben de kabul ettim. Ve ortadaki farkın çok büyük olduğunu gördüm. Ado Den Haag’da ayrıntılı bir altyapı eğitimi aldım. İki yıl U16’da oynadım. Şimdi U19 grubunda oynuyorum. Şimdi A takıma çıkamadım. Seni Türkiye’de ilk kim keşfetti ve Ulusal Gruplara çağırdı? Hollanda’daki eski antrenörüm Veysel Kara, bir gün bana bir mesaj atıp, “Millî Ekip’te oynamak ister misin?” diye sormuştu. Kendisi teknik heyeti tanıyormuş. Ben kulübün yanı sıra Veysel Kara’nın akademisine de gidiyordum. Begüm Üresin Hocamla konuştu. Begüm Hocam da bana mesaj attı ve bir sene önce Türkiye’ye gelip U19 Kadın Ulusal Grubu’na dâhil oldum. Kendine nasıl bir meslek planı yaptın? Aslında bunu tam düşünmedim. Tek istediğim şey büyük bir futbolcu olabilmek… Ama Hollanda’da yukarı çıkmak çok zor. Bunu başarmak için her şeyi yapacağım ama olmazsa Hollanda dışına gidebilirim. Hollanda’da kadın futbolu çok yüksek düzeyde oynanıyor. Bu sebeple sivrilip yukarı çıkabilmek epeyce zor. Çok sayıda kaliteli oyuncu var. Kadın futbolu bu yüzden çok ileride. Burada başaramazsam Hollanda dışında oynamak istiyorum. Yalnızca oynamak için oynamıyorum, büyük oyuncu olmak istiyorum. Seni Hollanda Ulusal Kadrosu’ndan çağıran oldu mu? Evet, birkaç kere gittim ama denemek için çağırmışlardı. Yalnızca egzersizler yaptık. Hiçbir maçta oynamadım. Uygundum ama Hollanda için kâfi değildim. Türk Ulusal Ekibi’nde oynamak sana ne hissettiriyor? Nasıl bir ortam buldun? Türkiye’de her zaman kendimi çok iyi hissediyorum. Onun için buraya geldiğim vakitlerde çok mutlu oluyorum. Türkiye’yi çok seviyorum. Bu takımı çok seviyorum. Aile üzereyiz burada… Şakalaşıyoruz, bazen hengame ediyoruz. Ama natürel bunlar çok olağan. Biz bir kadroyuz. Bu yüzden de çok memnunum. A Ulusal Takım için ne düşünüyorsun? Oraya gitmeyi çok istiyorum. U19, A Ulusal Kadro’dan çok farklı değil ama oradaki oyuncular çok deneyimli. Hakikaten çok merak ediyorum. Onlarla oynamak öteki bir şey olacak. Hep izliyorum onları… Durup düşündüğünde eksik istikametlerin neler? Topu kaybedersem çabucak kendime kızıyorum. Bu aslında çok kötü bir şey. Kendime karşı çok öfkeli oluyorum. Diğerine değil, yanlış anlaşılmasın. Bunu artık istemiyorum. Hiç hoş bir şey değil. Sol ayağım çok iyi değil. Şu an sol için de çalışmaya başladım. İki ayağımı da iyi kullanmak istiyorum. Buradaki arkadaşlarına göre uzunluğu kısa ama fiziği çok güçlü bir oyuncusun. Bacak kasların çok gelişmiş. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun? Karşıma benden daha uzun ve kalıplı bir rakip geldiği zaman asla korkmuyorum. Benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Boyum kısa olabilir ama güçlüyüm. Bunun farkındayım. Genelde kısa oyuncular, uzunluk dezavantajını hızıyla kapatır. Sen kendini süratli buluyor musun? Sürat çalışmaları yapıyor musun? Kısa uzaklıklarda çok süratliyim. Ama uzun uzaklıklarda maalesef devamlılığım kâfi değil. Kısa bacaklarım olduğu için çok adım atıyor ve yoruluyorum. Şu an bunun üzerine çalışmalar yapıyorum. Rakibin gerisine sarktığım zaman aşmam gereken 45-50 metre var. Hollanda’da hocam bana program verdi. Kondisyonumu artırmaya çalışıyorum. Bu husus üzerine çok ağırlaştım. Okul hayatını anlatır mısın? Şu an Yüksek Okula gidiyorum. Finans kısmında okuyorum. Haftanın beş günü sabahları okuldayım. Sonra antrenmana gidiyorum. Pazar günleri ise bir markette tatlı yapıp satıyorum. Çalışıyorum. Para maalesef ki üstten gelmiyor. Çalışmam gerekiyor. Bunu maalesef ki yalnızca bir gün yapabiliyorum. Üniversite hayatına devam etmek istiyor musun? Hayır, üniversiteye gitmek istemiyorum. Ben zeki bir kızım. Her şeyi anlıyorum. Ama hiperaktif olduğum için çok zorlanıyorum. Her gün okulda oturmak bana göre değil. Yerimde çok oturamıyorum. Toplantı salonlarında sıkılıyorum. Üniversiteye gitmek istemiyorum. Üniversiteye gitmezsen yoluna nasıl devam etmeyi planlıyorsun? Hollanda’da futbol çok kazandırmıyor. Hollanda’da kalırsam, çalışmak zorundayım. Yurt dışına iyi koşullarda gidersem, o zaman yalnızca futbol oynayabilirim. İngiltere’de mesela koşullar çok iyi… Çok genç bir oyuncusun. 20’li ya da 30’lu yaşların için meslek planı yaptın mı? Büyük bir oyuncu olmak istiyorum. Hangi kent olursa olsun yüksek düzeyde oynamak istiyorum. Kendine yakın gördüğün ülkeler hangileri? Benim için hiç fark etmez. Her yerde oynarım. Türkiye’de oynamak isterim bir gün. Ama Hollanda sistemi ile Türk sistemi çok farklı. Nedir farklar? Bize farkları anlatır mısın? Hollanda’da taktik fazla ama farklı kullanılıyor. Hollanda’yı izlersen anlarsın. Burada uzun aralık koşuyoruz. Bunu Hollanda’da hiç yapmadık. Hep topla oynuyoruz orada. Kondisyon egzersizlerimiz bile topla… Zira maçta da topla oynuyorsun. Ama Türkiye’de bu yapılamıyor maalesef. Zira oyuncuların ve ligin düzeyi bunun için çok kâfi değil. Gelişmesi gerekiyor. Ama büyük bir atılım var. Bence gelişecektir. Seninle birlikte futbola başlayan bir çok arkadaşın oldu. Onlar sportmen olamadı ama sen başardın. Onlara göre neleri farklı yaptın? Ben her zaman kendimi dinledim. Hiçbir zaman diğerlerinin sözlerine kulak asmadım. Ne düşünürsem onu yaptım. Hep yüzde 100’ümü verdim sahaya… İyi olmak için çok çalışıyorum. Hedeflerim çok yüksek. En güzele yükselmek için her şeyi yapabilirim. Futbolda inişler, çıkışlar vardır. Ben her zaman Messi gibi oynayamam ama hep onun gibi oynamak için savaşırım… Kendine örnek aldığın atletler kimler? Ben küçükken hep Messi’yi izledim zira o da benim gibi kısa boyluydu. Futbola başladığımda 10 numara konumunda oynuyordum. O da 10 numaraydı. Şimdi konumum değişti gerçi… Şu an kimseyi izlemiyorum. Messi de zati şu an çok iyi düzeyde değil maalesef. Begüm Hocayla nasıl bir ilişkin var? Ben onunla çok iyiyim… Best Friend (en iyi arkadaş) değiliz tahminen ama münasebetimiz çok hoş. Bir meselem varsa ona rahatlıkla söyleyebilirim. Bana çok yardımcı oluyor. Hobilerin ve fobilerin var mı? Tenis oynamayı ve kıyı kenarında yürümeyi çok seviyorum. Karanlıktan ve örümcekten çok korkarım. Gece karanlıkta yatamam. Kesinlikle ışık olacak. | ||
|